18 Ağustos 2012 - 08:49

Diyarbakır’da doğup Şii dünyasının en önemli muhaddis ve alimlerinden biri olan Ebulfetih Abdulvahid Amidi..

Ehl-i Beyt Mektebinin Kürtlerin dinsel kimliklerinin kaynağı olduğu ve bu mektepten yetişen büyük alimlerin olduğu bilinen bir gerçekken, bu gerçek şimdiye kadar ya gizlenmiş, ya da sağlıklı bir şekilde aktarılmamıştır.

Bu kimliği temsil eden en önemli şahsiyetlerin başında ise, “Gureru’l Hikem” adlı kitabın yazarı olan ünlü şia muhaddis ve alimi Ebulfetih Abdulvahid Amidi gelmektedir.

Diyarbakır’da doğan Amidi; fazilet sahibi, alim, muhaddis ve İmamiye Şiî'si bir şahsiyet olarak bilinmektedir.

Âmidî Kimdir?

Değerli araştırmacı ve büyük muhaddis Kummî, el-Kuna ve'l-Elqab'da; "Âmidî; fazilet sahibi, alim, muhaddis ve İmamiye Şiî'si bir şahsiyettir" der ve şöyle devam eder: "Kısacası, bir grup fazilet sahibi alim, onu İmamiye'nin büyük alimlerinden saymıştır. İbn-i Şehrâşub, bunlardan biridir. O, el-Menaqıb adlı eserin giriş bölümünde, önemli kitaplar arasında bu kitapların senetlerini beyan ederken şöyle der: 'Âmidî, Gureru'l-Hikem'deki rivayetleri nakletmek için bana izin verdi. Mevla el-Mustazafî el-Bihar, ona ve kitabına itimat etmiş, onu İmamiye'den saymış ve kitabından nakiller yapmıştır… Kısacası o, İmamiye alimlerindendir.'"

Muhaddis-i Kummî, Âmidî'nin vefat tarihini Hicrî Kamerî 510 olarak yazmıştır. Müstedrek'te ise şöyle yazılıdır: "Onun seyitlerden olmadığı meşhurdur." Bazıları onun da Seyit Razî gibi seyitlerden olduğunu zannettikleri için bu ibare kullanılmıştır. Aynı eserde daha sonra şöyle yazılıdır: "Kısacası, bir grup fazilet sahibi, onu İmamiye'nin büyük alimlerinden saymıştır." Bazıları onun Sünnî olduğunu sanabilir endişesiyle, Merhum Muhaddis Kummî, Fevaidu'r-Razeviye adlı eserinde (s.360) şunları yazmıştır: "Engin ve derin ilmi olan ve ravileri çok inceleyen Riyazu'l-Ulema müellifi, Âmidî'ye Sünnî olma ihtimalini vermiştir. Aksine, bir grup fazilet sahibi, onu İmamiye alimlerinden saymıştır."

Muhaddis Kummî, Âmidî'nin Fırat ve Dicle arasındaki büyük şehirlerden birinden olduğunu yazar. İbn-i Şehrâşub, Maalimu'l-Ulema adlı eserinde (s.81) şöyle yazar: "Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim adlı kitap, Abdulvahid b. Muhammed… 'indir. Mezkur kitapta Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin sözlerini zikreder."

Yine, Riyazu'l-Ulema'da (c.3, s.281) şöyle yazılıdır: "Şeyh Ebulfetih Abdulvahid'in, Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin sözlerini içeren Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim adlı bir eseri vardır. Bu eser, Hindistan ve Sayda'da basılmıştır. Kendisi İbn-i Şehrâşub'un üstatlarındandır. Muhakkik Cemaluddin el-Hansarî, bu kitaba şerh yazmıştır."

Başkaları ise Âmidî hakkında şunları söylemiştir: Onun azametine, İbn-i Şehrâşub'un Menaqıb-ı Ali b. Ebî Talib adlı eserinin giriş bölümünde yazdığı şu cümle yeterlidir: "Âmidî, Gureru'l-Hikem'den rivayet nakletmem için bana izin Verdi.